Kutlu Doğum ve Mevlit Kandili

Bugün Mevlit Kandili.. Efendimiz son Peygamber Hz. Muhammed (صلى الله عليه و سلم) ‘in doğduğu gün. Doğarken ümmetidiyen, Arafatta ümmeti diyen, baki aleme göçerken ümmeti diyen, ümmetini bu kadar çok seven Efendimizin doğduğu gün..

“Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe Suresi, 128)

Bizi böylesine seven bir Peygamberin ahir zaman ümmeti olarak O (s.a.v)’nu canımızından çok sevmeli, sahabeler gibi “Anam babam sana feda olsun Ya Râsulallah” diyebilmeliyiz. O (s.a.v) Hz. Ayşe validemizin deyimiyle Kur’an-ı Kerim’in tefsiri idi. O (s.a.v)’nu anlamalı, O’nun ahlakı ile ahlaklanmalı, O (s.a.v)’nu hayatımızın her anı için rehber edinmeliyiz.

(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. (Enbiya Suresi, 107)

Alemlere rahmet olarak gönderilen Kutlu Nebi’ye sayısız salat ve selam olsun. Allah hepimize Ahirette Peygamber Efendimizin sancağı altında buluşmayı nasip etsin. Peygamber Efendimizi Kur’an ‘ın anlatımıyla dinleyelim.

Hz. Muhammed’in Özelliklerini açıklayan bazı ayetler:

Kur’an-ı Kerim’de bir peygamber olarak Hz.Muhammed (asv) ile ilgili sayılan başlıca özellikler; Allah’ın elçisi, son peygamber, evrensel peygamber, âlemlere rahmet, yüce ahlâk sahibi ve güzel örnek oluşu özellikleridir.

Allah Elçisi

Hz. Muhammed (s.a.v), Yüce Allah’ın peygamber olarak seçtiği ve doğru yol üzere olan elçilerden biridir:

“Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini, doğruluk rehberi Kur’an ve hak din ile gönderen Allah’tır. Şahit olarak Allah yeter. Muhammed, Allah’ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkârcılara karşı sert, birbirlerine ise merhametlidirler.” (48/29);

“Yâ, Sîn. Kur’an-ı Hakim’e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin. Bu, babaları uyarılmadığından gâfil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah’ın indirdiği Kur’an’dır.” (36/1-4)

Son Peygamber

Hz. Muhammed’in (s.a.v) Kur’an-ı Kerim’de belirtilen ikinci önemli özelliği, son peygamber oluşudur:

“Muhammed, içinizden herhangi bir adamın babası değildir. O, Allah’ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi bilendir.” (33/40)

Bu hususu, Hz.Peygamber (s.a.v) kendisi de belirtmiştir:

“Benden sonra artık gelecek olan peygamber yoktur.” (Müslim, fedâilü’s-sahâbe, 30)

Evrensel Peygamber

Önceki peygamberler, kendi kavimlerine veya belirli bölgelere gönderilmiştir. Hz. Muhammed’in (s.a.v) peygamberliği ise, bütün insanlık içindir:

“Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir; fakat insanların çoğu bilmez.” (34/28)

Bütün insanlar için peygamber olduğunu ve buna inanmak gerektiğini duyurmak, onun Yüce Allah tarafından verilmiş görevidir:

“De ki: Ey insanlar! Doğrusu ben, göklerin ve yerin hükümranı, O’ndan başka tanrı bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah’ın, hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. Allah’a ve okuyup yazması olmayan, haber getiren peygamberine -ki o da Allah’a ve sözlerine inanmıştır- inanın; ona uyun ki doğru yolu bulasınız.” (7/158);

”Öyleyse Allah’a, Peygamberine ve indirdiğimiz nûra, Kur’an’a inanın; Allah işlediklerinizden haberdardır.” (64/8);

“Allah’a ve Peygamberine kim inanmamışsa bilsin ki, şüphesiz Biz, inkârcılar için çılgın alevli cehennemi hazırlamışızdır.” (48/13)

Alemlere Rahmet

Son ve evrensel peygamber olan Hz. Muhammed (s.a.v), âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir:

“Doğrusu bu Kur’an’da, kulluk eden kimselere bildiri vardır. Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (21/106-7)

Bu niteliklerinin bir gereği olarak, insanlara Yüce Allah’ın buyruklarını ve yasaklarını iletti, hak dini öğretti, ebedî kurtuluş yolunu gösterdi.

Yüce Ahlâk Sahibi ve Güzel Örnek

Hz.Muhammed’in (s.a.v) başlıca özelliklerinden bir başkası, onun üstün ahlâk sahibi oluşudur:

“Şüphesiz sen, büyük bir ahlâka sahipsindir.” (68/4)

Böyle yüce ahlâk sahibi bir peygamber, bütün insanlığın bağlanacağı güzel bir örnektir:

“Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlara ve Allah’ı çok anan kimselere Rasûlullah (Allah’ın Elçisi) en güzel örnektir.”(33/21)

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Muhammed’in (asm) Peygamberliğinden bahsedilen Ayetler.

“Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak hak (Kur’an) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın.” (2/119)

“İşte bunlar Allah’ın ayetleridir; onları sana bir hak olarak okuyoruz. Sen de gönderilen elçilerdensin.” (2/252)

“Şüphesiz Allah’ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma.” (4/105)

“Ey peygamber Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz Allah kafir olan bir topluluğu hidayete erdirmez.” (5/67)

“De ki “Ey insanlar ben Allah’ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz.” (7/158)

“Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp-korkutucular olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve (davranışlarını) düzeltirse artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.” (6/48)

“De ki: “O gökleri ve yeri yaratırken ve O (hep) besleyen (hiç) beslenmezken ben Allah’tan başkasını mı veli edineceğim?” De ki: “Bana gerçekten Müslüman olanların ilki olmam emredildi ve: Sakın müşriklerden olma.” (denildi.)” (6/14)

“Öyle ki Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Gerçekten ben sizi O’nun tarafından uyaran ve müjdeleyenim.” (11/2)

“İnkâr edenler derler ki: “Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya.” Sen yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin.” (13/7)

“Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana her şeyin açıklayıcısı Müslümanlara bir hidayet bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.” (16/89)

“Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.” (17/54)

“De ki: “Şüphesiz ben ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın.” (18/110)

“Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.” (21/107)

“De ki: “Ey insanlar gerçekten ben sizin için yalnızca bir uyarıcıyım.” (22/49)

“Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik.” (25/56)

“(De ki) “Ben ancak bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum ki O burasını kutlu ve saygıdeğer kıldı. Her şey O’nundur. Ve Müslümanlardan olmakla emrolundum. Ve Kur’an’ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim sapacak olursa de ki: “Ben yalnızca uyarıcılardanım.” (27/91-92)

“Ey Peygamber gerçekten biz seni bir şahid bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Ve kendi izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak (gönderdik). Mü’minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah’tan büyük bir fazl vardır.” (33/45-47)

“Biz seni ancak bütün insanlara bir müde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.” (34/28)

 

“Şüphesiz biz seni hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. hiçbir ümmet yoktur ki içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın.” (35/24)

“Andolsun hikmetli Kur’an’a, Gerçekten sen gönderilen (elçi)lerdensin. Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). (Kur’an) Güçlü ve üstün olan esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. Babaları uyarılmamış böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).” (36/2-6)

“Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap) yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.” (36/69)

“De ki: “Ben, yalnızca bir uyarıcıyım. Bir olan, kahreden Allah’tan başka bir ilah yoktur.” “Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir, üstün ve güçlü olan, bağışlayandır.” De ki: “Bu (Kur’an), büyük bir haberdir.” Sizler ise, ondan yüz çeviriyorsunuz. “Mele-i Ala (yüce topluluk) tartışıp dururken, benim hiçbir bilgim yoktur.” “Bana ancak, yalnızca apaçık bir uyarıcı olduğum vahyolunmaktadır.” (38/65-70)

“Allah’ın dışında birtakım veliler edinenler ise; Allah onların üzerinde gözetleyicidir. Sen onların üzerinde bir vekil değilsin.” (42/6)

“De ki: “Ben elçilerden bir türedi değilim bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim.” (46/9)

“Şüphesiz biz seni bir şahid bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.” (48/8)

“Ki Allah’a ve Resûlü’ne iman etmeniz O’nu savunup-desteklemeniz O’nu en içten bir saygıyla-yüceltmeniz ve sabah akşam O’nu (Allah’ı) tesbih etmeniz için.” (48/9)

İnsanlığın büyük ahlâk örneğine, binlerce salât, selâm ve rahmet olsun.

Vesselam.

sorularlar islamiyet sitesinden faydalanılmıştır