İskilipli Atıf Hoca (1875 – 4 Şubat 1926)

İskilipli Atıf Hoca (r. aleyh)

Kimdi, neden idam edilmişti?

Batı taklitçiliği şapkayı eleştiren ‘Frenk Mukallitliği’ adında bir kitap yazdı. Kitap dönemin Kültür Bakanlığı’ndan onay aldı. 1924’te Kader Matbaası’nda basılan 32 sayfalık bu risaleden 1,5 yıl sonra Şapka İnkılabı gerçekleşti. İskilipli Atıf Hoca, şapka kanunu çıkmadan önce yazdığı kitaptan dolayı 9 Aralık 1925’te İstanbul Laleli Fethibey Mahallesi’ndeki evinde tutuklandı. Mahkemeye sunmak üzere çok iyi bir savunma yazmıştı. Rüyada Peygamberimiz Hz. Muhammed s.a.v ‘in, “Atıf niye bize kavuşmayı geciktiriyorsun?” dediğini görünce savunmayı yırtıp attı. Mahkemeye sadece “Sizin adaletinize güveniyorum.” dedi.
Mahkemenin başkanlık makamında gazeteci-yazar Altemur Kılıç’ın babası Kılıç Ali ile Kel Ali lakaplı Ali Çetinkaya, savcılık makamında ise Yalçın Küçük’ün amcası Necip Ali vardı. Bu üç isim arasında tek hukukçu, sonuncusu idi.
Savcı Necip Ali, Atıf Hoca’nın üç yıl ceza almasını talep etti. Mahkeme üyelerinin normalde bu karara uyması ya da daha az bir ceza vermesi gerekirken bir gün sonra idam çıktı. İdamın gerçekleştiği gün (4 Şubat) çıkan Hâkimiyeti Milliye gazetesinde, “İskilipli Atıf Hoca ve müftü-i sabık Ali Rıza idam edildi.” yazıyordu. Halbuki idam henüz gerçekleşmemişti.
İskilipli Atıf Hoca şapka kanunu çıkmadan 18 ay evvel yazdığı bir kitap sebebiyle, “kanunlar, çıktığı andan itibaren işler” evrensel hukuk normu hiçe sayılarak idam edildi. (4 Şubat 1926)
Allah rahmet eylesin. Vakarla ve dudağında ayetlerle gittiği idam sehpasında şunu söylüyordu:

“Zalim ve katillerle elbette mahşer günü hesaplaşacağız!”.