İlk Çatlak Mavi Marmara imiş

Hüseyin Gülerce, “The New York Times” a verdiği mülakatta, hükümetle aralarında oluşan ilk çatlağın “Mavi Marmara” olduğunu söyledi. Bunu söylemek hoşumuza gitmese de, biz demedik mi!? Dedik ama fazlasını sustuk. Hizmete gönül veren kardeşlerimizi kırmamak ve onlar tarafından hizmete saldırmakla itham edilerek yanlış anlaşılmalara yol açmamak adına sustuk.. Şimdi bizim o gün söylediklerimizi komplo, uydurma, kasıt farklı diyererek kulak ardı edenler, bugün yapılan cesurca itiraflar karşısında acaba sorgulama ihtiyacı hisseder mi?

Sorulması gereken, İsrail ile ilişkilerimizin bozuk olmasından cemaat nasıl neden rahatsız olur? Size de ilginç gelmiyor mu? İsrail ile aramızın bozuk olmasına sebep biz miyiz? Akdenizde, bir çok milletten tamamen sivil insanlarla dolu bir gemiyi her tür silahla kuşatıp, içeri katliam yapmak üzere dalan ve biri de babam olmak üzere 9 insanımızın şehit edilmesinden ve onlarca insanımızın ağır yaralanmasından sorumlu olan İsrail! iken biz miyiz aramızın bozuk olmasına sebep? Kibri yüzünden bir özür için bile yıllarca direten ve sonra mecbur kalıp dileyen biz miyiz? Filistin’i işgal eden, Gazze’yi yıllardır abluka altında tutan, balıkçıların bile 3 milden fazla açılmasına engel olan, kafasına estikçe Gazze’ye havadan ve karadan saldırarak yüzlerce kardeşimizi şehit eden biz miyiz?

Tamam duygusal olmayalım, İsrail teknolojisi, lobileri vs ile çok güçlü bir ülke diyorsunuz. Onlarla aramız kötü olursa biz biteriz diyorsunuz. Gerekirse biz bir hata ettik o gemiye izin vermemeliydik, sen bizi vursan da biz sana rica ediyoruz bizi affet İsrail demeliyiz diyorsunuz. Peki Allah için şunu hiç mi sorgulamıyorsunuz? Türkiye İsrail ile ilişkileri kestikten sonra ileri mi gitti geri mi? Belki sizin gibi içten sürekli baskı yapan birileri olmasa çok daha fazla ilerleyecekti!

Hepsini geçelim, bu konuda farklı düşünüyor olabilirsiniz, eyvallah.. Ama bu düşüncenizi hükümete dayatmaya ne hakkınız var!? Siz meramınızı uygun yollarla bildirirsiniz, gerektiği şekilde haber yaparsınız, kamuoyu çalışması yaparsınız. Ancak bu ülkeyi yöneten insanların illa sizin istediğiniz şekilde hareket etmesini bekleyemezsiniz! Onlar bu ülkeye seçimle gelmiş insanlar ve bu konuda son kararı verecekler olan da onlar. Bu konuda muhalif çalışmalarınızı ortaya koyabilirsiniz ama asla darbeci zihniyetler gibi tahakküm kuramazsınız! Buna hakkınız yok! Herşey sizin istediğiniz gibi olmak zorunda değil. Olmadı, bir daha tövbe der oy vermezsiniz, size güvenen inanan insanlardan da onlara oy vermemesini isteyebilirsiniz. Ancak bunu yaparken de; yalana, abartıya, propogandaya kaçmadan; karalama kampanyasına, komploya dönüştürmeden; algı operasyonları yapmadan!; ucuz muhalefet oyunlarına girmeden yapmalısınız..

Allah sonumuzu hayretsin. Gezide savunduğumu aynen savunuyorum. Bu ülke bu günlere kolay gelmedi. Hepimiz aynı gemideyiz ve gemi batarsa hepimiz gideriz. Bu akıl almaz gidişata bir an önce sor verilmeli.

Keşke gerçekten varsa yolsuzluklar zamanında, başka hesaplara alet edilmeden ortaya çıkarılsaydı da, biz bunları konuşmak yerine hep birlikte onun üstüne gitseydik.
Yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık kötüdür. İçimizden, güvendiğimiz birileri yapıyorsa daha kötüdür! Kim haksız bir rant elde etmişse, kim çalmış, rüşvet yemişse; onların hükmü İslam’da sabittir!

[1] NY Times’ta bahsi geçen yazı.
Hüseyin Gülerce The New York Times Mülakatı İlk Çatlak Mavi Marmara

[2] Hürriyet’in ilgili haberi.

[3] Emre Uslu’nun Todays’ Zaman’da daha önceden yazdığı aynı minvaldeki yazısı.
Emre Uslu Todays Zaman Problem İsrail ile Aramızın kötü olması